Duşem , Sermawez 20 2017
Malper / Lêkolîn / Şerefname | Tarih ve Kimlik – Yaşar Abdülselamoğlu

Şerefname | Tarih ve Kimlik – Yaşar Abdülselamoğlu

425 yıl aradan geçmiş, ancak, o gün Şerefname’de Şerefxanê Bedlîsî’yi ilgilendiren konular ne idiyse, bugün kimlik arayışları ve inşasında bizi ilgilendiren konular, bakış açıları aynıdır. 425 yıl önce Şerefxanê Bedlîsî Kürtlere, farklı hükümdarlıklar altında parçalanmış olan Kürt kimliğine “uluslararası” (ümmet  içinde) meşruiyet esaslarını güçlü rasyonel argümanlarla oluşturmaya çalışıyor, güçlü ve rasyonel bir söylem oluşturuyor, Kürtler için şerefli bir kimlik projesi çiziyordu. Bugün aynı esaslar içinde aynı sahilikle bir kimlik arayışı ve bu kimlik için güvenlikli bir alan oluşturma ihtiyacı ortada duruyor.

Dün Şerefxanê Bedlîsî Kürt kimliğinin, kökeninin, tarihinin şeytanize edilmiş, ötekileştirilmiş hegemonik söylemin sahte bilgilerini nasıl medeniyet, akıl, hakikat ve güçlü bir Kürt sevgisi ile aşmaya çalıştı, sahte olanı sahi olandan ayırmayı başararak Kürt kimliğinin Şerefnamesini yazdıysa, bugün de Kürt kimliği için çok farklı ve benzer geleneksel çevreler tarafından hakim kılınmaya çalışılan ötekileştirme, kürtlerin kendilerini tanımaları önünde ciddi engeller oluşturma, Kürtlerin kendileri dışında başkaları olmaları için sosyal ameliyatlara, kimliksizleştirici, atomize edici kimlik söylemlerine karşı güçlü rasyonel argümanlar oluşturma vazifesi karşımızda durmaktadır.

Şerefxan ve Şerefname olayını kimlik inşasının iki alanını esas alarak  değerlendirmek gerekiyor; nesnel ve öznel. Bedlîsî’nin sosyolojisi ancak bu şekilde doğru bir şekilde anlaşılabilir.

Nesnel olan – Şerefxan Rojkan Beyliğinin bir prensi olarak dünyaya gelir. Rojkan Beyliği büyük bir konfederasyon olarak şehir-merkezli bir beylik devleti inşa eder. Bu merkez bölgenin başşehirliğini yapar. Medeniyet, kültür, siyaset, idari sistem, ilim, eğitim, ticaret, ekonomi, güvenlik, uluslararası ilişkiler ve diplomasi alanında büyük bir öneme sahip olur. Üç Osmanlı Beylerbeyi – Diyarbakır, Erzurum ve Van arasında önemli bir coğrafyaya “Welatê Rojkan” olarak hüküm sürer. 24 Kürt aşireti beylik içinde şehirlilik bilinci ve kültürü ile yeni ve üst bir kültür yaratmayı başarır.

Şerefxan, sürgünde, daha oniki yaşında iken, ‘Kürtlerin Emiri’ ünvanını, 3 yıl sonra da ‘Emir-ul ümmera-ya Kurd’ ünvanını alır. Bir devlet adamı ve bir Kürt prensi olarak büyür. Şerefxan Bitlis Beyliğinden uzakta, İran İmparatorluğunun çeşitli vilayetlerinde hükümdarlık yapar, savaşlara katılır, zaferler kazanır, sarayda çok yüksek yerlere gelir. Aynı zamanda, kendi milletinin tarihi ve kimliği ile ilgilenir.

Öznel olarak, Şerefxanê Bedlîsî’nin ‘diasporadan’ olması; Kürtlük vatan ve millet olayını ‘tarihselleştirme’ ve dışarıdan bakma sosyolojik durumları O’nun Kürt düşüncesini özel olarak etkileyen önemli faktörlerdir. Bedlîsî, Batıcı oryantalistlerin doğmatik tezlerinin aksine, 16. yüzyılda “aidiyet” bilincinden “kimlik” arayışı bilincine bu nesnel ve öznel faktörler bağlamında ulaşmış, günün şartlarına göre, “modern-benzeri” bir bakış açısıyla yeni bir kimlik arayışını söylemleştirmiş bir düşünce adamıdır. Aidiyet ile kimliksel bakış arasında ciddi ve büyük bir fark vardır. Aidiyet olanı kendiliğinden anlaşılan bir anlam dünyası içinde sorunlaştırmadan devam ettirir. Kimlik ise, aslında bir kopuş, başkalarıyla kendini bir kıyaslama ve yeniden inşa etme olayıdır. Şerefname Kürtlerin günün hakim söylemi ve referanslarına göre yeniden okunması, anlaşılması, yorumlanması ve tanıtılması gerekiyor.

Şerefname’de Kürtlük, Kürt farklı hakim ötekileştirme söylemleri (cin, şeytan, eşkiya, soyguncu, savaşçı vs.) karşısında, medeni bir incelikle kutsal, ahlaklı, edebi, cesur, yiğit, bilim ve irfan sahibi bir yüce ahlak meziyetlerini içeren bir kimlik söylemi ile qanonize edilmeye –kutsanmaya- çalışılmıştır. Şerefname’de tüm Kürtler ideal bir tipoloji içinde; iyilik, Rustem-i Zal benzeri bir kahramanlık ve doğruluk simgesi olarak inşa edilir. Şerefname Kürtlere bir tarihsel vatan sınırları çizdi ve bu tarihsel vatanının inşa tarihini anlattı. Şerefname ulusal davrandı, sadece kendi soyunu yüceltmedi, bütün Kürt idarelerini kutsama çizgisi geliştirdi. Şerefname dinsel ve kutsayıcı, epopeleştiştirici üslupla Kürtlerin devlet olmaları için meşrulaştırma rejimleri oluşturmaya çalıştı. Şerefname günün devleti için evrensel referans olması itibariyle Kürt etnik soyları tarihine ilahileştirici söylemi rasyonel olarak kullanmıştır.

25. 03. 2017 tarihinde İstanbul’da, İsmail Beşikçi Vakfı’nda bunları konuştuk. Şerefname’ye karşı taşıdığı bu özelliklerinden dolayı alınan tavırları ve bununla birlikte, 425 yıldır gizli kalan tarihi bir sırrı, Kürtlere bir millet olarak herkes gibi büyük bir devlet olma hakkı ve layıklığını anlatan Şerefname’nin yazarı Şerefxanê Bedlîsî’nin, ortaya çıkarılan bazı belgelere göre öldürülmüş olması ve Beyliğinin nasıl talan edildiğine dair belgeleri konuştuk.

Başa dönmeye, herşeyi yeniden konuşmaya ihtiyacımız var; Şerefname’yi daha çok konuşacağız…

Yaşar Abdülselamoğlu
BasNûçe

Hûn dikarin van nivîsan jî bixwînin.

Riha; Paytexta sebir û mîstîzmê

Mekan, ne tenê ew der e ku em jiyana xwe lê derbas dikin û zikê …

Leave a Reply

%d bloggers like this: