Elazığ’ın tarihi gerçekten Mamûretülaziz ile mi başlıyor? Yoksa bu isim, dört bin yıllık çok daha eski bir coğrafi hafızanın sadece bir halkası mı?
Bugün kullandığımız birçok şehir adı, binlerce yıl boyunca farklı halkların, farklı dillerin ve farklı devletlerin etkisiyle değişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Kayseri’nin Roma dönemindeki Caesarea adından, Sivas’ın Bizans dönemindeki Sebasteia adından, Malatya’nın Melitene adından türemesi bunun en bilinen örnekleridir.
Peki aynı durum Elazığ için de söz konusu olabilir mi?
Resmî tarih anlatısına göre bugünkü Elazığ ismi, Osmanlı döneminde Sultan Abdülaziz adına kurulan Mamûretülaziz isminden türemiş; zamanla Elaziz, ardından da Cumhuriyet döneminde Elazığ biçimini almıştır. Bu açıklama modern şehrin adlandırılmasını açıklar. Fakat Mamûretülaziz’in Elazığ’a dönüşmesi etimolojik olarak pek oturmuyor gibi geliyor. Çünkü isim ve coğrafyanın tarihî hafızasının komşu birçok şehir ismi gibi bundan çok daha eskilere uzanması gerektiğini düşünüyorum.
Öncelikle faydalandığım iki akademik kaynaktan alıntılar yaparak tezime devam edeyim:
Asur, Hitit ve Urartu kaynaklarında bugünkü Harput-Elazığ yöresi, MÖ II. binyıldan itibaren Alzi (Alše) adıyla anılmaktadır. Araştırmacıların büyük bölümü, Alzi ülkesinin Yukarı Fırat havzasında, bugünkü Harput ve çevresinde bulunduğu konusunda görüş birliği içindedir. (Hasan Bahar, Urartu Kaynaklarına Göre Alzi Ülkesi, Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. 2018)
Asur Kralı I. Tukulti-Ninurta (MÖ 1243-1207), yazıtlarında Alzi üzerine yaptığı seferleri ayrıntılarıyla anlatır. Bu yazıtlarda Alzi Kralı Ehli-Teşub’un adı da geçmektedir. (Böylece Elazığ’ın bilinen en eski Kralını da öğrenmiş oluyoruz) Böylece bugünkü Elazığ coğrafyası, en az 3200 yıl önce yazılı tarihte yer alan önemli bir siyasi merkez olarak karşımıza çıkmaktadır. (Allahverdi Alimirzayev, “Asur Metinlerinde Alzi Krallığı ve Muşklar”, Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi, 2018.)
Farklı okumalardan ulaştığım sonuç; Alzi isminin yalnızca bir yer ismi değil aynı zamanda Hurri kültür dünyasının önemli merkezlerinden biri olduğudur. Çünkü özellikle Hitit ve Asur metinleri, Alzi’yi İşuva ve Yukarı Fırat havzasındaki Hurri yerleşimleriyle birlikte kaydeder. Daha sonra bilindiği gibi bu coğrafya Urartu, Pers, Roma, Bizans, Arap, Eyyubi, Selçuklu ve Osmanlı egemenlikleri altında kalır; ancak jeopolitik önemi her zaman için kendisini korumuştur.
Kaçınılmaz olarak aynı coğrafya da farklı devletlerin kayıtlarında farklı adlarla anılmıştır. Kaynakların gösterdiği gibi Elazığ; Asur metinlerinde Alzi, bazı belgelerde Enzi, daha sonraki dönemlerde ise Enzit ve Til-Enzit gibi adlar ile kayıtlara geçmiştir. Bu durum, Alzi adının yüzyıllar boyunca tamamen kaybolmadığını, farklı telaffuzlarla yaşamaya devam etmiş olabileceğini düşündürmektedir.
Buradan hareketle şu soru sorulabilir:
Acaba Alzi adı, yüzyıllar içinde halk dilinde değişerek Alzığ ve nihayet Elazığ biçimine dönüşmüş olabilir mi?
Bugün bu soruya kesin bir “evet” cevabı verecek doğrudan bir belge henüz bulunmadı ama bunun tersini kesin olarak ortaya koyan bir belge de sanırım halen mevcut değil. Üstelik dünya tarihindeki birçok şehir adı da benzer süreçlerden geçmiştir. Caesarea’nın Kayseri’ye, Sebasteia’nın Sivas’a, Melitene’nin Malatya’ya ve Amida’nın Amid’e dönüşmesi, yer adlarının binlerce yıl boyunca fonetik değişimlerle yaşayabildiğini göstermektedir.
Bu nedenle sanırım Alzi – Alzığ – Elazığ bağlantısı bugün için kesinleşmiş bir etimoloji olmamasına rağmen; tarihî coğrafya, fonetik gelişim ve yer adı sürekliliği açısından araştırılmayı fazlasıyla hak ediyor.
Mamûretülaziz – El-Aziz – Elazığ’mı Yoksa Alzi – Alzığ – Elazığ’mı?
Osmanlı döneminde kurulan Mamûretülaziz, modern şehrin resmî adıdır. Fakat bu durum, aynı coğrafyanın binlerce yıl önce başka adlarla bilinmiş olabileceği gerçeğini ortadan kaldırmaz. Bir devlet yeni bir isim verebilir; ancak bu, önceki isimlerin ve o isimlerin taşıdığı tarihî hafızanın tamamen yok olduğu anlamına gelmez.
Belki de Asur kâtiplerinin kil tabletlere Alzi diye kazıdığı isim, yüzyıllar boyunca dilden dile, halktan halka aktarılmış; fonetik değişimlere uğrayarak bugün Elazığ biçiminde yaşamını sürdürmektedir. Kim bilir, henüz okumadığımız bir kil tablette ya da henüz kazılmamış bir höyüğün altında cevap bizi bekliyor da olabilir.
Arkeolog Zaze Mahabadi
ÇandName Li pey şopa bav û kalan…