Kürtler-Din (Ehl-i Hak (Yârsânîlik) ve Yezîdîlik)

4. Ehl-i Hak (Yârsânîlik). Farslar ve Âzerî Türkleri arasında müntesipleri bulunduğu gibi bir kısım Kürtler tarafından da benimsenen ve bâtınî karakterli bir fırka olan Ehl-i Hak veya diğer adıyla Yârsânîlik (Yârsâniyye) İran’da büyük ölçüde Kürtler’in yaşadığı Kirmanşah ve Luristan bölgelerinde doğmuş ve bugün de aynı coğrafyada yaşamaktadır. Kuzey Irak’ta Süleymaniye, Kerkük ve Musul şehirlerinde yaşayan az sayıdaki Ehl-i Hak mensubu, yerel halk tarafından Kâkâî (Kâkiyye, Kâkâiyye) diye adlandırılır. Hz. Ali’yi ilâh kabul etme inancını benimseyen Aliilâhîler’e benzer bir hulûl anlayışına sahip olan ve kadîm İran dinlerinin etkisi görülen Ehl-i Hak inancı Kızılbaşlığı çağrıştırmasına rağmen aralarında önemli farklılıklar vardır. Ehl-i Hak mensubu Kürtler’in dili daha ziyade Goranca’dır (Minorsky, sy. 40-41 [1920], s. 19-97; Bruinessen, s. 44; Hamzeh’ee, s. 72, 86 vd.; ayrıca bk. EHLi HAK).

5. Yezîdîlik. Kürtler arasında görülen dinî inançlardan biri de Yezîdîlik’tir. Musul’a bağlı Şeyhan’da bulunan Bâadre ve Ba‘şîka köyleri müstesna Yezîdîler’in tamamı Kürtler’den oluşmaktadır. İbadet dilleri genelde Kurmançça’dır. Ancak Yezîdîler, kendilerini etnik-dinsel bir kimlikle tanımlamaya özen gösterdiklerinden bir kısım Yezîdîler diğer Kürtler’den ayrılma özelliklerine vurgu yapmaktadır. Günümüzde Ezidîlik olarak da adlandırılan bu inanç grubu, bâtınî karakter taşıması ve pek çok inançtan öğeler almasının da etkisiyle oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu sebeple araştırmacılar adı ve kökeni hakkında farklı tezler ileri sürmüştür. Bir kısmı Yezîdîliğin eski İran dinleri Zerdüştîlik, Sâbiîlik, Maniheizm ve Mitraizm gibi inançların devamı veya değişmiş şekli olduğunu iddia ederken bir kısmı da Yahudilik ve Hıristiyanlığa dayandırmaktadır. Yezîdîler ise kendi kökenlerini Hz. Âdem’e kadar gerilere götürürler. Ancak klasik İslâm kaynakları ile Yezîdîler’in klasik dinî metinleri incelendiğinde Yezîdîliğin kökeninin İslâm mutasavvıflarından Adî b. Müsâfir (ö. 557/ 1162) ve onun kurduğu Adeviyye tarikatına dayandığı anlaşılır. Klasik Yezîdî dinî metinlerinde Adî b. Müsâfir öncesine ait herhangi bir referans bulunmamaktadır.

Emevî kökenli Ehl-i sünnet mensubu bir âlim ve mutasavvıf olan Adî b. Müsâfir, Musul’un kuzeyindeki Lâleş’te (Lâliş) bir zâviye inşa etmiş, ömrünün sonuna kadar münzevi bir hayat sürüp ilim ve irşadla uğraşmıştır. İrşad faaliyetleri sonucu tarikatı Kürtler arasında büyük oranda yayılmış, bundan dolayı kendisine “şeyhü’l-Ekrâd” lakabı da verilmiştir. Adeviyye tarikatı Suriye ve Mısır’da varlığını XVI. yüzyıla kadar sürdürmesine rağmen sonraları Sünnîler arasında müntesibi kalmamıştır. Hakkâri bölgesindeki Adeviyye ise bâtınî karakterli Yezîdîliğe dönüşmüştür. Adeviyye tarikatının ne zaman tasavvufî bir yapıdan Yezîdîliğe dönüştüğü henüz tam olarak bilinmemekle beraber bugünkü şekliyle Yezîdîliğin farklılaşma sürecinde Hakkâri ve çevresinde kalan tarikat mensuplarının önemli bir rol üstlendiği anlaşılmaktadır. Bu topluluk Şiîler’in ve bir kısım Sünnîler’in Emevî halifesi Yezîd b. Muâviye aleyhtarı söylemlerine bir tepki olarak Yezîd’i savunmuş, zamanla Şeyh Adî ve Yezîd konusunda diğer müslümanlarca aşırı kabul edilen bazı fikirler benimseyerek farklı bir hüviyete bürünmüştür. Özellikle Şeyh Hasan’ın vefatı üzerine tarikat mürşidsiz kalmış, mensupları eski din ve kültürlerle yoğrulmuş fikirlere sahip yeni bir dinî yapılanmaya gitmiş ve süreç içinde büyük değişim göstererek Yezîdîliğin nüvesini oluşturmuştur. XIV. yüzyılda en önemli yedi Kürt aşiretinin Yezîdî olduğu, bu aşiretlerin en geç XV-XVI. yüzyıllarda Musul, Süleymaniye, Halep, Kilis, Maraş, Van, Cizre, Diyarbekir ve Mardin gibi geniş bir coğrafyada yayılarak bölgenin siyasî gelişmesinde rol oynadıkları, bazan Safevîler’in bazan da Osmanlılar’ın hâkimiyeti altına girdikleri kaydedilmektedir (Şeref Han, s. 209, 315-317, 355, 368, 392).

Osmanlı döneminde genelde müslüman nüfus içinde kabul edilen Yezîdîler, itikadî açıdan yaşadıkları farklılaşmalar sebebiyle Sünnî Kürtler’den ayrı mütalaa edilmekte ve itikadı bozuk taife olarak isimlendirilmekteydi. Şeref Han’ın naklettiğine göre Yavuz Sultan Selim ve Kanûnî Sultan Süleyman dönemlerinde devlet tarafından kısa süreli de olsa Yezîdîler’e Kilis ve Revândiz beylikleri verilmişti (Şerefnâme, s. 317-318, 355, 368-369). Ancak tarihî süreçte Yezîdîler gerek Osmanlılar’la gerekse iç içe yaşadıkları Sünnî Kürt yerel yöneticilerle gerilimler yaşamışlardır. Bu gerilimlerin arkasında siyasî sebeplerin yanı sıra çevrelerindeki müslüman ve hıristiyanlarca şeytana tapma olarak yorumlanan Melek Tâvûs inancı gibi inançlar da yatmaktadır.

Günümüz Yezîdîleri’nin çoğunluğu merkezleri durumundaki Musul’un Şeyhan ve Cebelisincar bölgelerinde yaşarlar. Suriye, Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan, Moskova ve İran’da çok sınırlı sayıda Yezîdî vardır. Daha çok Mardin, Şırnak, Şanlıurfa, Diyarbakır, Siirt, Batman ve Hakkâri illerine bağlı köylerde ve mezralarda yaşamakta olan Türkiyeli Yezîdîler, 1970’li yıllardan itibaren gerek sosyal ve siyasal sebeplerle gerekse iş bulmak amacıyla Türkiye’nin farklı şehirlerine ve Avrupa’ya göç ettiler. Göçlerden sonra söz konusu illerde sayıları büyük ölçüde azaldı, kimi Yezîdî köyleri ise tamamen boşaldı. Nüfusları hakkında çelişkili rakamlar verilmekteyse de 700 bini aşkın bir nüfusa sahip oldukları tahmin edilmektedir. Bunun 40.000’i Avrupa’da, 80.000’i Kafkasya ve Rusya’da bulunmaktadır. Türkiye’de yaşayan Yezîdîler’in nüfusu hakkında da güvenilir istatistikî veriler bulunmadığı için 3000’den 70.000’e kadar değişik rakamlar verilmektedir (ayrıca bk. ADÎ b. MÜSÂFİR; YEZÎDİYYE).

 

Metin Bozan-islamansiklopedisi.org.tr/kurtler

BİBLİYOGRAFYA

İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, Beyrut 1989, III, 412.

Şeref Han, Şerefnâme: Dîroka Kurdistanê (trc. Ziya Avcı [Soranca’dan Kurmancca’ya]), İstanbul 2007, s. 209, 315-317, 355, 368-369, 392.

İsmâil Bek Çöl, el-Yezîdiyye ḳadîmen ve ḥadîs̱en, Beyrut 1934.

Abbas el-Azzâvî, Târîḫu’l-Yezîdiyye ve aṣlü ʿaḳīdetihim, Bağdad 1354/1935, s. 38-158.

Sıddîk ed-Demlûcî, el-Yezîdiyye, Musul 1949, s. 43-351.

Abdürrezzâk el-Hasenî, el-Yezîdiyyûn fî ḥâżırihim ve mâżîhim, Sayda 1951, s. 7-31.

Tavfiq Wahby, “The Remnants of Mithraism in Hatra and Iraqi Kurdistan, and its Traces in Yazidism”, School of Oriental and African Studies, London 1962, s. 15-16, 21.

M. Reza Hamzeh’ee, Yaresan (Ehl-i Hak) (trc. Ergin Öpengin), İstanbul 1990.

R. Lescot, Yezîdîler: Din Tarih ve Toplumsal Hayat Cebel Sincar ve Suriye Yezîdileri (trc. Ayşe Meral), İstanbul 2001, s. 41-73.

J. S. Guest, Yezidilerin Tarihi (trc. İbrahim Bingöl), İstanbul 2001, tür.yer.

M. van Bruinessen, Ağa, Şeyh, Devlet (trc. Banu Yalkut), İstanbul 2003, s. 44-47.

Züheyr Kâzım Abbûd, Ṭâvûs Melek, Süleymaniye 2005, s. 141-181.

Christine Allison, Yezidi Sözlü Kültürü (trc. Fahriye Adsay), İstanbul 2007, s. 44-103.

Philip G. Kreyenbroek, Avrupa’da Yezidilik: Farklı Kuşaklar Dinleri Hakkında Konuşuyor (trc. Hikmet İlhan), İstanbul 2011, s. 39-57.

a.mlf. – Xelîl Cundî Reşow, Tanrı ve Şeyh Adî Kusursuzdur: Yezidi Tarihinden Kutsal Şiirler ve Dinsel Anlatılar (trc. İbrahim Bingöl), İstanbul 2011, s. 23-76.

Metin Bozan, Şeyh ‘Adî bin Müsafir: Hayatı, Menkıbevi Kişiliği ve Yezidi İnancındaki Yeri, İstanbul 2012, s. 18-177.

V. Minorsky, “Notes sur la secte des Ahlé-Haqq”, , sy. 40-41 (1920), s. 19-97; sy. 44-45 (1921), s. 205-302.

Chaukeddin Issa, “Yezîd Ibn Muaviyye ve Yezidiler”, Dengê Êzîdiya, sy. 6-7, Oldenburg 1997, s. 22-25.

Ahmet Taşğın, “Yezîdiyye”, , XLIII, 525-527.

 

About ziman

Edîtorê malperê - 2 (Nivîs sererastkirin û weşandinê dike)

Check Also

Kürdistan Teali Cemiyeti’nin Lideri Seyyid Abdülkadir

Nivîskar: Occo Mahabad Hakkâri’nin Şemdinli ilçesinde bulunan Nehrî Tekkesi, bölgenin dini ve siyasi tarihinde önemli bir yer edinmiştir. Tekkenin kurumsallaşmasını sağlayan Seyyid Taha Nehrî (v. 1853) Kürt coğrafyasına gönderdiği halifeler ile bölgede Nakşbendî-Halidîliği yaymada öncülük etmiştir. Seyyid Salih’ten sonra tekkeye postnîşîn olan Seyyid Taha’nın oğlu Şeyh Ubeydullah Nehrî (v. 1883) döneminde, tekke siyasi bir hüviyet …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir