Ehmedê Xanî / Ahmed-i Hani

İlim ve irfan pınarı Şeyh Ehmedê Xanî’yi ziyaret etmek, uzun zamandır içimdeki özlemi de dindirmek demekti. Agirî’nin (Ağrı) Bazîd (Doğubayazıd) ilçesindeki türbesine vardığımızda, etrafındaki kalabalık ve ziyaretçilerinin Şeyhe olan sevgi ve hürmetlerini görünce özlemim ve sevincim daha da katlandı.
Ölümsüz eseri ve bizim için adeta ulusal bir destan olan Mem û Zîn’i (Mem ve Zin) sanırım bilmeyeniniz yoktur çünkü Mem û Zîn’in okunmadığı / anlatılmadığı bir Kürd evi hemen hemen yoktur diye düşünüyorum. Hani özellikle annelerimiz kızdığında veya fitne fücur birini kastettiklerinde “Fızıl Beko” derlerdi ya işte o “Fızıl Beko” Mem ile Zin’in kavuşmasını engelleyen kötü karakterin ta kendisi. Kürdçenin Kurmanci lehçesinde yazılan bu aşk mesnevisi yirmiden fazla dile çevrilerek adata dünya klasikleri arasına girmiştir. Fakat dünyanın tanıdığı Ehmedê Xanî’yi uygulanan sansürlerlerden dolayı bu coğrafya da Kürdlerden başkası tanımaz.
Yine 1683 yılında Kürdçe (Kurmanci)-Arapça yazdığı “Nûbihara Biçukan” (Çocukların Baharı) manzum eseri Kürdçe ilk sözlük olma özelliğini de taşıyor. Şeyh bu eseri yazarken “Ne ji boy sahip rewacan, belki ji boy piçûkên Kurmancan” diyerek eseri küçük Kürt çocukları için yazdım der.
Ehmedê Xanî’yi anlatmak şüphesiz beni aşar, onun düşünce dünyasını anlatabilmek, sanırım birkaç dalda ihtisas sahibi olmayı gerektirir. İslami ilimlerin yanında; İslam felsefesi, Antik Yunan Felsefesi, astronomi, Tarih, Şiir ve Arap, Fars, Osmanlı dili ve edebiyatına olan hakimiyetinin yanında Klasik Kürd edebiyatının da kutbu olan böylesi bir şahsiyeti bu kısacık yazı içerisinde anlatabilmenin de imkânı yok zaten.
Yaşadığı dönemde Kürdlerin durumu ve geleceği için yazdığı eseler, Mîr ve aşiretlere verdiği nasihatler maalesef döneminde yeterince anlaşılamamış, kendisinden birkaç yüz yıl sonra Kürdlerin başına gelen felaketleri adeta o günlerde öngörebilmiştir.
Ehmedê Xanî’nin kabrinin başında, manevi huzurunda uzunca bir süre kaldım. Bulunduğunuz yerden Ehmedê Xanî’nin yaşadığı Bazîd’in ilim ve irfan dolu geçmişini ve muhteşem İshak Paşa Sarayının ihtişamlı günlerini hissedebiliyorsunuz.

About ziman

Edîtorê malperê - 2 (Nivîs sererastkirin û weşandinê dike)

Check Also

Türkiye’de bir ilk: “Kürt Tarihi” kitabı bir devlet üniversitesinde ilk defa basıldı

Necmettin Erbakan Üniversitesinde, öğretim görevlisi Prof. Dr. Bekir Biçer tarafından yazılan kitap, uluslararası yayınevi belgesine sahip olan, Neu Press (Necmettin Erbakan Üniversitesi Yayınları) tarafından  2. baskısı çıktı. Bu zamana kadar ilk defa “Kürt Tarihi” kitabı bir devlet üniversitesinde veya yayın organlarında basılmamıştı. Bekir Biçer’in Kürt Tarihi adlı kitabı, Kürtlerin tarihini derinlemesine ele alan ve bu konuda önemli …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir