Coğrafya kaderse, Amed bu kaderin en kadim şahididir; Nairi krallarından bugüne süregelen kadim bir hikâyenin, Hurri yani antik Kürtlerin köklerinden süzülüp gelen bir sesidir.
Asurca mı? Hayır, “Amed” kelimesi Asurca (Akadca lehçesi) bir kelime değildir.
Asurlular bu coğrafyaya genellikle yerel halkların (Hurri-Urartu kökenli) verdiği isimleri kendi yıllıklarına uyarlayarak geçmişlerdir.
Amed” İsminin Etimolojisi
Tarihsel süreçte Amed ismi farklı medeniyetlerin ağzında değişikliğe uğramıştır:
Antik Dönem: Asur metinlerinde geçen formlar, bölgenin Hurri-Urartu yerleşim dokusuyla doğrudan ilişkilidir.
Aramice ve Süryanice: Bölgede etkili olan Arami kültüründe, şehrin ismi Amid (ܐܡܝܕ) şeklinde telaffuz edilmiştir. Süryanice kaynaklarda “Amid” veya “Amida” olarak sıkça geçer.
Roma/Bizans Dönemi: Şehir, Roma ve Bizans kaynaklarında Amida olarak kayıt altına alınmıştır. Bu dönemde stratejik önemi nedeniyle çok ciddi sur güçlendirmeleri yapılmıştır.
Anlamı: Bazı etimolojik yaklaşımlar, bu kelimenin bölgedeki eski yerel dillerde (özellikle Hurrice/Urartuca kökenli dillerde) “topluluk”, “su kenarı” veya “merkez” gibi anlamlar taşıyabileceği üzerinde durur. Ancak, bu dillerin henüz tam olarak çözülememiş olması nedeniyle net bir “şu kelimeden geliyor” demek yerine, yerel bir kökene sahip olduğu kabul edilir yani Kürtçenin kök dili demek bilim dahil herkesi ürkütüyor:)))
Diyarbakır (Diyar-ı Bekir) Dönüşümü
Şehrin isminin “Amed”den “Diyarbakır”a evrilmesi çok daha geç bir dönemdir (İslamiyet’in bölgeye girişi ve takip eden süreç):
Diyar-ı Bekir: “Bekir diyarı” anlamına gelir. 7. yüzyılda bölgeye yerleşen Arap kabilelerinden biri olan Bekir b. Vâil kabilesine ithafen bu isim verilmiştir.
Bu isimlendirme, bölgenin idari taksimatıyla ilgilidir; ancak halk arasındaki “Amed” kullanımı, resmi isimlendirmeden bağımsız olarak binlerce yıldır kültürel hafızada canlı kalmıştır.
Zaze Mahabadi
ÇandName Li pey şopa bav û kalan…