Bir Asurinin Kürtlere hediye ettiği alfabenin hikâyesi…
Siyasal açıdan Sovyetler Birliği Kürtler için tam bir hayal kırıklığıdır.
Türkiye, İran ve Iraktaki Kürt özgürlük mücadelelerini emperyalist ülkelerin bir oyunu olarak niteleyip o mücadelelerin başarısız olması için ilgili ülkelerle işbirliği yaparak ortadoğuda Kürtlerin yenilgisinde etkili oldular.
Ayrıca, diğer ülkelerdeki Kürtlerin özgürlük mücadelerine örnek teşkil etmemesi için Dağlık Karabağda ki Kızıl Kürdistan otonom bölgesini 1930 da lağvettiler.
Stalin döneminde Sovyetlerde yaşayan Kürtlere uygulanan sürgün ve katliamlar ise cabası…
Ama, Politik alanın aksine Kültürel alanda Sovyetler Birliğinin Kürtlere çok katkısı oldu. Dolayısıyla; Kürtler olarak; sevelim veya sevmeyelim kültürel alanda Sovyetlere çok şey borçluyuz…
İlk Kürtçe filmden ilk Kürtçe romana, ilk Kürtçe ders kitabından ilk radyoya, ilk Kürt konferansından; üniversitelerdeki ilk Kürdoloji kürsülerine kadar dil ve kültür alanında bir çok ilk Sovyetler Birliği döneminde yaşandı.
Bu ilklerden biri de İlk Kürtçe Latin Alfabesidir.
Sovyetler Birliği yönetimi1920 de Azınlık haklarının korunması kapsamında; Kürtler dahil tüm azınlık halkların kendi ana dillerinde eğitim almaları için bir alfabenin yapılmasına karar verdi.
İşin ilginç yanı 1920 yılında Sovyetlerde yaşayan ne Müslüman nede Ezîdî Kürtlerinde üniversite düzeyinde dilbilimi eğitimi olmuş ve Kürt diline uygun bir alfabeyî geliştirebilecek kimse yoktu.
Bu nedenle görev 1920 lerin başında; Kürtler üzerinde çalışmış olan Orbelli ve N. Marr gibi Sovyet oryantalistlerine verildi. Onlar Kürtçe Latin Alfabesi oluşturmak için uğraştılarsa da bu çalışmalarını sonlandıramadılar.
1926 yılına gelindiğinde bir türlü yapılamayan Kürtçe Latin Alfabesi görevi bu sefer Asuri-Nasturi bir filololog olan İshak MARAGULOV’a (1868-1933) verildi.
Maragulov; Selahaddin Eyyubi nin memleketi olan Ermenistanın Divin kasabasında yaşayan bir Asuri-Nasturi’ydi.
İran Kürdistanında doğmuştu ve küçükken ailesi ile beraber gelip Ermenistan a yerleşmişlerdi.
Çocukluğu İran, Hakkarî ve Ermenistanın Elegez yaylalarındaki Kürtler arasında geçmişti. Asurî olmalarına rağmen aile içinde bile Kürtçe konuşuyorlardı.
Rus çarlığının Kürtler için açmış olduğu Iğdır daki Zor ve Elegez deki Qundexsaz (Rêya Teze) gibi okullarda de uzun yıllar Kürtçe ve Rusça öğretmenliği yapmıştı. Bu nedenle Kürtçeye ve Kürt diline hakimdi.
Hatta 1904 den beri de Kürtçe Latin alfabesi oluşturma üzerine çalışmalar bile yapmıştı.
Maragulov’a verilen Kürtçe alfabe hazırlama görevine daha sonra EREBÊ ŞEMO/ EREB ŞAMİLOV (1897- 1978) da dahil edildi.
Erebê Şemo; göreve dahil olduğu 1926 da; üniversite eğitimini bitirmiş, Ünlü Şarkiyatçı ve Kürdolog N. Marr’ın yanında lisans üstü eğitimini gören, Kürtçenin dışında Türkçe, Rusça, Ermenice, Gürcüce , Almanca ve Azericeyi ana dili gibi konuşan yetkin bir entelkektüel ve aynı zamanda Kafkasyadaki Bolşevik önderlerden biriydi.
İkilinin bir yıllık çalışması sonrası Şamilov- Maragulov adıyla bilinen Kürt Tarihinin ilk ve belkide en iyi Latin Alfabesi tamamladı.
Bu alfabenin resmi olarak 1928 yılında kabulü sonrası Sovyet birliğinde ki Kürtlerin Kültürel Aydınlaması başladı.
Kürtçe eğitim veren okullar, Kürtçe ders kitapları, üniversitelerde Kürdoloji bölümleri, Kürtçe gazete ve dergiler…vs. . Vs…
Siyasi ve Kültürel olarak İran, Irak, Türkiye ve Suriye Kürtleri yasaklarla dolu karanlık günler yaşarken Sovyetler birliğindeki Kürtler Kültürel olarak altın yıllarını yaşıyordu…
1941 de Stalin tarafından yasaklanıp Hecîyê Cindînîn hazırladığı Kril alfabesine geçilene kadar bu alfabe ile; Kürt tarihindeki İlk Kürtçe ders kitabı(1929), ilk Latin alfabeli gazete (1930) ve ilk roman (1935)…. gibi dil ve kültürel alanda bir çok ilkler gerçekleştirildi…
Biz Kürtler; İshak Maragulov dahil olmak üzere Minorsky, A. Jaba, Orbelli ,, N Marr gibi Kürt olmayan Kürdoloğlara çok şey borçluyuz.
Umarım birgün onun ismini bir yerde yaşatarak ona olan borcumuzu ödemiş oluruz…
KÜRD DİL BAYRAMI NEDEN 15 MAYIS’DA KUTLANIYOR?
15 Mayıs 1932 de Celadet Ali Bedirxan bugün kullandığımız “Bedirxan alfabesi” olarak anılan Kürtçe Latin alfabesi” ile Hawar dergisini çıkardı.
Bu nedenle Günümüzde 15 Mayıs günü Kürt dil bayramı olarak kutlanıyor.
Fakat bugün biliyoruz ki; yukarıda anlattığım gibi ilk Kürtçe Latin alfabesi Celadet Bedirxan tarafından değil, ondan 4 yıl önce Erebê Şemo ve Maragulov ikilisi tarafından hazırlamıştı.
Ve Latin alfabesi ile dünyadaki ilk yayın Hawar dergisi(15 Mayıs 1932) değil; Sovyet Kürtlerine ait RêyaTeze gazetesi (25 Mart 1930) dir.
Buna rağmen bugün Kürt dil bayramı tarihi; Şamilov- Maragulov alfabesi ile yayın yapan ReyaTeze’nin değil Hawar dergisinin yayına başlama tarihi referans kabul edilerek kutlanmaktadır.
Şamilov-Maragulov alfabesi 1941 de yasaklandığı için günümüze kadar kesintisiz ulaşmadı ve yasaklandığı tarihten itibaren ne Sovyet Kürtlerince ne de başka parçalardaki Kürtlerce bir daha kullanılmadı.
Ama Celadet Ali Bedirxanın oluşturduğu alfabe 1932 den günümüze kadar kesintisiz olarak kullanıldı ve bugün Kürtler arasında halâ kullanılan en yaygın alfabedir.
İşte bu nedenle günümüzde Kürt dil bayramı Hawar dergisinin Bedirxan alfabesiyle yayına başladığı 15 Mayısta kutlanmaktadır.
HANGİ ALFABE KÜRT DİLİNE DAHA UYGUNDUR? EREBÊ ŞEMO’NUN MU? CELADET ALİ BEDİRXAN’IN MI?
Ben bir dilbilimci değilim. Bu konudaki kararı işin uzmanlarına bırakıyorum.
Ancak; Sovyetler Birliği Kürdü olan ve her iki alfabeyi de kullanmış olan uzman kişilere kişilere bu soruyu sordum.
Çoğunluğu, Şamilov-Maragulov alfabesinin Kürt dili fonetiğine daha uygun olduğunu ve bu alfabe ile yazılmış metinleri daha seri bir şekilde ve harf ve kelimelere takılmadan okuyabildiklerini ifade ettiler…
Argümanları da şu şekilde:
Erebê Şemo ve İshak Maragulov alfabeyi yaptıkları yıl olan 1928’e kadar tüm yaşamları sıradan Kürtlerin içinde özelliklede köylerde ve yaylalarda geçmişti.
Dolaysıyla Kürt fonetiğine daha hakimler ve Kürtçedeki tüm sesleri içeren 37 harflik bir alfabe oluşturmuşlar. Ve hiç bir sesi dışarıda bırakmamışlar.
Celadet Bedirxan; ise İstanbulda doğmuş, büyümüş ve alfabeyi oluşturduğu 1932 ye kadar neredeyse tüm yaşamı Kürtlerden uzakta İstanbul ve Avrupada ki meropollerde geçmiş bir insan.
Bu nedenle Maragulov ve Şemo kadar Kürtçeye ve Kürtçedeki seslere hakim olmadığından oluşturduğu alfabede Kürtçeye ait tüm seslere karşılık gelen harfler yok.
Mesela; Arapçadan bin yıldır Kürtçeye geçmiş ve artık Kürtçenin bir malı olmuş olan Ayn harfi yok. Bu nedenle ” Ântap” “Ârap” gibi sözcüklerin başındaki  sözcüğü Bedirxan aldabesinde yok. Onun yerine E harfi kullanılıyor. “Entap” ve “Ereb” olarak yazılıyor ve ama bu E harfi gırtlaktan çıkan Ayn harfini tam olarak karşılamıyor.
Bir başka örnek; Kerr (sağır) ve Ker (eşek). Burada da görüldüğü gibi her iki kelimedeki K harfinin yazılışı aynıdır. Fakat okunması ve anlamı farklıdır. Yani baştaki K harfi aynı değildir. Farklı seslerdir. Ama Bedirxan alfabesinde aynı harf ile gösterilmiştir. Bu da cümlede geçen “Ker” kelimesinin sağır mı yoksa eşek mi olduğunun ayırımını güçleştiriyor.
Sonuç: İçerdiği 37 harf ile 31 harf bulunduran Bedirxan alfabesinden daha fazla harf ile Kürtçedeki tüm sesleri karşılayan “Samilov – Maragulov alfabesi” günümüzde kullanılmıyor olsa da ilk ve en kapsamlı alfabedir denilebilir.
Erivan’a gidip sizlere bu alfabeden ve onun mimarları olan Erebê Şemo ve İshak Maragulovdan bahsetmemek ve onları anmamak olmazdı…
Engin Yılmaz