İran Seyahat-Namesi (9)

 Kum

Kum şehri İsfahan’ın 300 km kuzeyinde, resmi başkent Tahran’ın 150 km güneyinde yer almaktadır. Nüfusu 1 milyon civarında. 120 bin tümen ile otobüsle İsfahan’dan Kum’a gidebiliyorsunuz. Kum eski bir yerleşim yeri. Ancak Kum’u Kum yapan en önemli nokta İran İnkılabının dini ve siyasi kadrolarının yetiştirildiği yerdir. Bundan ötürü bu şehre Mollalar Şehri yahut Ayetullahlar Şehri de denilmektedir. En basitinden 79 inkılabının önderi Ayetullah Humeyni ve şu anki İran lideri Ayetullah Hamaney bu şehirde eğitim almışlardır. Klasik medrese eğitiminin (sanırım tahmini 20 yıl sürüyor) hala canlı olduğu en önemli şehirdir (diğer şehir de muhtemelen İran kuzeydoğusunda bulunan Meşhed şehridir).

Kum şehrinin Şii dünya (belki daha doğru bir tabirler Şii İran için) bir diğer önemli yanı 12 İmam’ın sekizincisi olan İmam Rıza’nın kızkardeşi Fatıma Binti Musa Kazım’ın türbesinin burada yer almasıdır. Mekan-politika ilişkisi bu yazının üzerinde ve çok daha geniş açıklamaları hak eden bir konudur. Ayrıca İmam Rıza’nın türbesinin de Meşhed’de bulunduğunu ifade etmemiz gerekir.

İran sathında türbelerin önemli bir yer edindiğini, insanların buralara dua etmek ve şifa talebinde bulunmak için çokça gittiklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Buna bir de Hz. Peygamber torunları olmaları hasebiyle Hz Fatıma ve Hz İmam Rıza’nın türbelerinin çok daha fazla ehemmiyete bindiklerini söylememiz –dini kültürel, ekonomik ve politik sebeplerden ötürü de- doğru olsa gerek.

Hz Fatıma Binti Musa Kazım’ın türbesi (yahut İrani ifadeyle aramgahı) her zamanki gibi yoğun ziyaretçi akınına uğruyor. Türbeyi koruyan demir parmaklıklara dokunan, öpen ve sesli-sessiz dua eden onlarca/yüzlerce insan her zaman bulunuyor. Bunun yanı sıra Kum sıcağı her ne kadar meşhur ise içerisinin de tersi yönde klimalarla soğuk denilebilecek bir şekilde klimalarla mutedil hale getirildiğini söyleyebilirim. Aramgah’ın da bir parçası olduğu caminin öte tarafı oldukça büyük ve geniş kısmında insanlar oturup sohbet ediyor ve namaz kılıyorlardı.

Kum ile söylenebilecek hem gerçek anlamda hem mecaz anlamda çok şey var. İnkılap ve hareket merkezi Kum’un -sathi gözlemlerimin ötesinde- devrimden direnişe geçtiğini, kitlelerinin dışında halkın geniş kesimlerini harekete geçirmekten uzak olduğunu, taksicilerden meyve suyu satana, çanta satandan lokantacıya kadar konuştuğum kişilerin yorumlarından hareketle ifade edebilirim. Bunun yanı sıra çarşaflı tesettürün hala yüzde doksan üzeri olduğunu söyleyebilirim. Bununla beraber daha önceki senelerde gittiğim Kum’da görmediğim modern giyimli insanlara da bu yıl denk geldiğimi belirtmem gerekir.

Camiyi ziyaret sonrası lazım olan kitapların temini için Kudus Pasajı isimli 4-5 katlı pasaja gidiyorum. Aradığım kitapları nasıl bulacağımı sorduğumda İşrak Ayeti kitapçısında gitmem gerektiği söyleniyor. Kitapları da temin ettikten sonra gece 11 civarı İsfahan’daki dostlarımı da yanıma çağırıyor ve sabah Tahran-Tebriz üzerinden Mako’ya geliyoruz.

Taş şehir Mako sınır şehri olmasından dolayı çay, sigara ve nargilenin bolca bulunduğu bir yer. Sigara fiyatları Türkiye’den ortalam yüzde 60-65 oranında daha ucuz. Eskiden çay ucuz iken şimdi aynı seviyeye gelmişti. Ayrıca Telefon fiyatlarının da hatırı sayılır şekilde ucuz olduğunu da not etmemiz gerekir.

Mako’dan Bazid (Doğubeyazıt) tarafındaki gümrük kapısına geliyoruz. Gümrüklerde hem İran tarafı hem Türkiye tarafı sizi ve eşyalarınızı kontrol ediyor. Keyfi muameleye maruz kalma durumunuz da olabileceği gibi (örneğin 1 kilo çay getirme hakkınız olduğu halde yüksek enflasyon gerekçe gösterilerek sizden alınmak istenebilir. Bunun yanı sıra 3 koli sigara getirme hakkınız da bulunmaktadır).

Bazid gümrüğünde valizimi açan memure hanım, bu kitapların çok fazla olduğunu söyleme garabetine düşse de yaptığım araştırmalar için almam gereken kitaplar olduğunu söyleyip ikna ediyorum kendisine.

Not: İran’a gitmek için onlarca sebep sayılabilir. Bugün eğer Şam ve Halep’i ziyaret edemiyorsanız yarın Senendec, Tebriz ve Tahran’ı ziyaret edeceğinizin garantisi olmadığının zımni bir anlamını da içinde barındırır.

 

-SON-

Rıdvan Yıldız

instgram: ridvanyildiz2121

 

About ziman

Edîtorê malperê - 2 (Nivîs sererastkirin û weşandinê dike)

Check Also

Türkiye’de bir ilk: “Kürt Tarihi” kitabı bir devlet üniversitesinde ilk defa basıldı

Necmettin Erbakan Üniversitesinde, öğretim görevlisi Prof. Dr. Bekir Biçer tarafından yazılan kitap, uluslararası yayınevi belgesine sahip olan, Neu Press (Necmettin Erbakan Üniversitesi Yayınları) tarafından  2. baskısı çıktı. Bu zamana kadar ilk defa “Kürt Tarihi” kitabı bir devlet üniversitesinde veya yayın organlarında basılmamıştı. Bekir Biçer’in Kürt Tarihi adlı kitabı, Kürtlerin tarihini derinlemesine ele alan ve bu konuda önemli …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir