
Kahramanmaraş’ta 1963’te hayatını kaybeden Meyrik’in hikâyesi ve orijinal ağıtı hâlâ akrabalar arasında yaşatılıyor.
Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Çawirme (Kurtdere/Damlataş civarı) köyünde 1933 civarında doğan Meyrik’in (asıl adı Meyrem / Mayrik Kurtyolu) kısa ve acılı yaşamı, halası Nannê’nin yaktığı ağıtla günümüze kadar ulaştı. Babasının adı Bilo (Bilal), annesinin adı Xatûn’du.
Daha bir yaşındayken babası Kars’a askere götürüldü ve bir daha dönmedi. 1935’te Pazarcık karakolundan üç asker gelip “oğlunuz askerlikte öldü, orada gömüldü” diyerek künyesini getirdi. Meyrik babasız büyüdü. Uzun boylu, yeşil gözlü, sarı saçlı, dikkat çeken güzel bir kızdı. Pazarcık ve Antep’te terzileri vardı.
1953 civarında amcasının oğlu Qadir (Evdilqadir / Abdulkadir Kurtyolu) ile beşik kertmesi / aile zoruyla evlendirildi. Meyrik bu evliliğe karşı çıkmıştı ama dayatmalar sonucu kabul etmek zorunda kaldı. Yaklaşık 7 yıl boyunca çocukları olmadı. Qadir’in ailesi ikinci evlilik istedi; Meyrik bunu duyunca çok kırıldı. Bu üzüntü ve sosyal baskı üzerine (veya öncesinden gelen) verem (ince hastalık) başladı.
1963 yazında Çawirme köylüleri Engizek Dağı’ndaki yaylalarına (Kortê Çawirme) çıktılar. Temmuz ayında Meyrik hastalandı ve kan kusmaya başladı (Kürtçede “Xwîna gûlgûl”). 15 Temmuz 1963’te yaylada, halasının kollarında can verdi. O dönemde yaylada ölenler genelde orada gömülürdü. Ama halası Nannê (“babasının mezarı yok, buraya bırakmam”) diyerek ağa (İrbam ağa) ile tartıştı, sedye yaptı ve cenazeyi katırlarla aşağı indirdi. Yolculuk sırasında çatışma bölgesinden geçilirken Nannê kumandana yalvararak geçiş izni aldı.
Nannê, elinde Meyrik’in mendiliyle iki ay boyunca ağıt yaktı. Ağıt, Meyrik’in babasız büyümesini, çocuk hasretini, göç yollarını, güzelliğini ve acısını anlatıyordu. Bu ağıt yazılı değildi; günümüzde sadece birkaç akraba kadın (örneğin Mayrika Mamê Karre) ezbere biliyor. Meyrikin eşi Qadir (Evdilqadir / Abdulkadir Kurtyolu) halen sağ ve 94 yaşındadır.
Orijinal Kurmancî ağıt metni:
Orijinal ağıt Kurmancîdir ve Nannê’ye aittir. Tam metni derlenmiş halde (yaklaşık 50 kıta) sadece aile içinde korunmuştur. Yayınlanmış bazı kıtalar şunlardır:
Cenazeyi indirme sırasında söylediği:
Dare dare Îrbam axa dare
Lo lo ez pendirim tu kêre
Bila ez Meyrikê xwe daxime jêre…
Ağıttan bazı kıtalar:
Têli tu rûnene lê bin te erde
Porê xwe şake biskê xwe berde
Te rêyakê dewre (şaş) xwe re hilçinî
Te paş xwe hiştin lê kul û derde
Lê li minê Meyrik li minê
Te arek berda lê canê minê
Dilî dilî Meyrik dilî
Li ser te de hat xwîna gûlgûlî
Min te vir de gerand wê de gerand
Bextê rezîl neşuxilî
Qurbana rindê heyrana rindê
Min têlik kire qurbana gundê
Lo gundo gundo lo Çawirme wo
De herin rûnîn lo xwe bi xwe wo
Cîhe ku Meyrê min li nav tuna yî
Ê bûye aşe lo xirewa wo
(Daha fazla kıta akrabalar tarafından biliniyor; tam metin yazılı olarak yaygın değildir.)
Popüler Türkçe Versiyon
Orijinal Kürtçe ağıt daha sonra Aşık Ali Nurşani (ve diğer aşıklar) tarafından Türkçeye uyarlanarak “Meyrik Türküsü” olarak yayıldı:
Maraş’tan bir haber geldi
Dediler ki Meyrik öldü oy oy
Keşke Meyrik ölmeseydi
Kesileydi elim kolum oy oy
Oy Meyrik Meyrik Meyrik
Ben kurbanım sana Meyrik
Ben hayranım sana Meyrik
Doktor yarayı kesiyor
Gene Meyrik kan kusuyor oy oy oy
Dediler ki Meyrik öldü
Anası kime küsüyor oy oy oy
Şu Meyrik’in acısına
Çarşaf serin gecesine oy oy oy
Keşke Meyrik ölmeseydi
Sabır onun anasına (kocasına)
Kısaca Orijinali Nannê’nin yaktığı Kurmancî ağıttır. Türkçe versiyon bu ağıttan ve başka etkilerden beslenerek popülerleşmiştir. Hikâyenin en güvenilir kaynakları akrabaların (özellikle Mayrika Mamê Karre’nin) anlatılarıdır. Meyrik stranı Şivan vb Kürt sanatçılar kurmanci olarak seslendirilmiştir.
Önceki yazı: Pekin’de ilk Kürt Dili Bölümü açıldı
İlgili Yazılar
Seyyid Şefik Arvasi (1884-1970)
AI Studio ve Gemini artık Kürtçe konuşuyor: Sesli metin desteği devrede

