12 madde’de Kısa Kürt tarihi

1-Kürtler, Orta Doğunun en eski halklarından olup Toros dağlarından Zagros dağlarına kadar uzanan coğrafyada yaşayan ve hint-Avrupa dil grubuna ait bir dil konuşan halkdır. yaşadıkları coğrafyanın adı tarihsel olarak Kürdistandır, başka bir tanımla ise kuzey Mezopotamya da denilebilir. tarihi kaynaklar Kürtlerin tarihini 5000 yıl geriye götürmektedir.

2-Kürt isminin kaynağı tarihsel olarak çok eskilere dayanmaktadır. bazı araştırmacılara göre Kürt teriminin temelinde kur kelimesi yatmakta olup Sümer kökenlidir. Sümerce’de kur, dağ demektir. Ti eki aidiyeti ifade eder. Böylelikle Kurti kelimesi dağın halkı anlamına gelmektedir. bu ismin geçmişi m.ö. 3000 lere kadar dayanmaktadır. Kürdistan coğrafyası bilindiği gibi dağlık bir bölgedir. o çağlarda insanlara coğrafyalarıyla veya yaşam tarzlarıyla bağlantılı adlar verilirdi. Kürtlerinde işte bu dağlık coğrafyada binlerce yıldır yaşamasından dolayı bu adı almış oldukları ileri sürülmektedir. Sümercedeki Kurti adı, Greklerede 2200 yıl önce Kurdienne (kürt memleketi) diye geçmiştir.

3-Milattan önceki tarihlerde Mezopotamya da tarih sahnesine çıkmış birçok kavimlerin Kürt asıllı olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkmaktadır. mesela isimleri tarihlerde anılan; Subaru, Kurti, Guti, Lulu, Kusi, Kassit, Mitanni, Med, Mannai, Urartu, Karduk, Cyrtii, Gord, Kord, Kardakes v.s. gibi kavimlerin çoğunun Kürd olması çok yüksek olasılıktır. etimolojik olarak incelendiğinde bugünkü Kürtlerin atalarından bahsedildiği anlaşılmaktadır.

4-Kürtler, aslen Türkiye, İran, Irak, Suriye, Ermenistan devletlerinin sınırları içinde ve tarihsel olarak da Kürdistan diye adlandırılan coğrafyada yaşayan, aryan kökenli etnik gruba mensup kişilerdir. Kürt halkı’nın kesin olarak nüfusu belli değildir; bu sayı, kaynağa göre 20 milyon ile 50 milyon arasında değişmektedir. Kürtlerin çoğunluğu Sünni Müslüman dır. İran’da yaşayan Kürtlerinin çoğunluğu Sünni, bir kısmı ise Şii dir. Ayrıca Alevi, Yezidi,Yahudi,Zerdüşt ve Hıristiyan Kürtlerde vardır. Avrupa da ise 1.5 milyondan fazla Kürt yaşamaktadır.

5-Kürt dili Hint-Avrupa dil ailesi içinde yer almaktadır. Bu ailede yer alan İran dil grubu, Kürtçeyi de içermektedir. daha açıkcası Kürtçe İrani diller ailesinin Kuzeybatı grubu içindedir ve Farsça dan bağımsızdır. Kürtçe, bugün Türkiye, İran, Irak, Suriye, Ermenistan diye bilinen değişik devletlerin sınırları içinde yaşamakta olan ve tarih boyunca Kürdistan olarak bilinen coğrafyada konuşulur. dünyada tahminen 20-25 milyon insan tarafından konuşulmaktadır. Kürtçe, Irak ve Kürdistan özerk bölgesinde resmi dil olarak tanınmışdır.

6-Filolog (dilbilimci) Abdülmelik Fırat’a göre Kürtçede 100 binin üzerinde kelime vardır. Kürt edebiyatı, halk edebiyatı ve yazılı edebiyat olarak ikiye ayrılır. sözlü edebiyat, yani halk edebiyatının tarihi binlerce yıl öncesine kadar dayanıyor. yazılı edebiyat ise bin yıl öncesine kadar dayanıyor. Hemadani baba Tahir (935-1010), Kürt edebiyatının ilk yazılı örneğini, bin 100 yıl önce İran da Arap alfabesiyle Kürtçe yazmıştır. Kürtçe’nin eski ve güçlü edebi ürünlere sahip diğer bir lehçesi de Kurmanci lehçesidir. Kurmanci lehçesiyle bu güne kadar ulaşmıştır şiirler yazan Kürt şairleri arasında ilk akla gelenler Elîyê Herîrî (1425-1495), Feqîyê Teyran (1590-1660), Melayê Cizîrî (1570-1640) ve Ehmedê Xanî (1650-1707)’dir. Ehmedê Xanî nin Mem û Zin adlı ünlü eseri ilk kez 1730’da çevrilip yayınlanmıştır.

7-Kürtlerin Anadolu’nun en eski halklarından biri olduğu yapılan genetik, Etnografik,Linguistik, Etimolojik ve Arkeolojik araştırmalarla gün ışına çıkmaktadır. dünyanın her köşesinde halklar yaşadı. ama Mezopotamya nın, Zagros’un ayrıcalığı var. yazının keşfedildiği yer burası. atın ilk ehlileştirildiği, ilk tekerleğin döndüğü, ilk aritmetik, tıp, ilk teleskopun yapıldığı, ilk destanın söylendiği, ilk şiirin yazıldığı, ticaret, dış ilişkiler, diplomasi, barış antlaşmaları, ilk türküler, ilk yontular, ilk tapınak, ilk mutfak, ilk şarabın keşfi ve ilk tiyatronun yaratıldığı insanlığa kucağını açmış bir yöre. işte bunların hepsinde kürt halkının alın teri vardır. Mezopotamya bölgesini Mezopotamya yapan Dicle ve Fırat nehir İsimleride Kürtlerden kaynaklanmaktadır.

8-Kürtçe kendi arasında çeşitli lehçelere ayrılmaktadır bu Lehçeler Sorani(Kuzey Irak Kürtçesi),Lorani (Loristan İran Kürtçesi) Gorani(Gor Kürtlerinin Kürtçesi),Kurmanci(Türkiye,Suriye Kürtlerinin Kürtçesi)

9-(935) yıllarında İran’ın Horsadan şehrinde doğan ve 1026da ölen ünlü Fars roman şairi Firdewsi (Hakim abu al-Qasim Firdewsi), (ŞAHNAME) adlı ünlü eserinde Kürt-Sasani savaşından bahsetmektedir. Ünlü Fars şair Firdevsi Şahname isimli eserinde m.s. 226 yılında Kürt kral Madîg ile Sasani kralı Ardeşir’in, arasında geçen bir savaşı nakleder

Farsların yada diğer milletlerin kahraman karakteri olarak geçen Rüstem Bin Zal (Yani Zal Oğlu Rustem) Firdevsi nin Şahnamesi nde ona Rüstem-i Kürd denildiğini aktarır.

10-Ayrıca Kaşgarlı Mahmut, 1008’de Doğu Türkistan’ın Kaşgâr şehrinde dünyaya gelmiştir. Medreselerde tahsil gördükten sonra kendisini Türk dili tetkikatına vakfetmiştir. bu amaçla orta Asya’yı boydan boya kat ederek Anadolu’ya oradan da Bağdat’a gitmiş, Divânü Lügati’t Türk,Kaşgârlı Mahmut tarafından 25 ocak 1072’de yazmaya başlanmış ve 10 şubat 1074 te bitirilmiştir. kitabın asıl nüshası bu gün Ayasofya Müzesi’nde muhafaza edilmektedir. kitabın Uygurca çevirisi ancak 1978’de yapılabilmiştir. mahmut, kaşgar’a dönmüş ve 1105’de vefat etmiştir.

Kaşgarlı Mahmut’un 1074’te yaptığı haritada Kürtlerin ülkesi Arapça olarak Erdu’l-Ekrad diye kaydedilmiştir ki bu Kürtlerin memleketi anlamına gelir. fakat en azından Selçuklular ve Osmanlılar döneminde Kürtlerin ülkesi için Kürdistan adının kullanıldığını biliniyor.

11-Bitlis Kürt hükümdarı, tarihçi, yönetici, yazar ve araştırmacı şeref han tarafından 1597 tarihinde farsça olarak yazılmış olan Şeref name, bir Kürt tarafından Kürt tarihi hakkında yazılmış en eski eserdir. şeref han (Şeref Xan), Şemseddin han’ın oğlu ve Osmanlılarla 1514’te ittifak Antlaşmasını imzalayan ünlü şeref han’ın torunudur.

Kitabın bölümlerinden bazıları şunlardır.
Kürt toplulukları ve durumlarının açıklanması hakkında, birinci safha; Kürdistan’ın saltanat bayrağını bağımsız olarak yükselten ve tarihçiler tarafından sultanlar ve krallar arasına dahil edilen hükümdarlar hakkında, ikinci safha; saltanat ve bağımsızlık iddiasında bulunmamakla birlikte bazen kendi adlarına hutbe okutmuş ve para bastırmış Kürdistan hükümdarları hakkında, üçüncü safha; Kürdistan’ın diğer beyleri ve hükümdarları hakkında, dördüncü safha ise; Bitlis hükümdarları hakkındadır.

12-Evliya Çelebi 1611 yılında İstanbul’da doğdu. Osmanlı gezgini evliya çelebi (Derviş Mehmed Zilli) 1640’lardan başlayarak 50 yılı kapsayan süre içinde seyyah olarak dolaşmış ve gezdiği yerlerde toplumların yaşam tarzlarını ve özelliklerini yansıtan gözlemler yapıp bu bilgileri eserinde aktarmıştır. eseri 10 ciltlik seyahatnamedir. 1682’de mısır’dan dönerken yolda ya da İstanbul’da öldüğü sanılmaktadır.

Evliya çelebi ünlü seyahatnamesin de Kürdistan ı anlatırken şöyle diyor; Kürdistan; Van, Hakkari, Erzurum, Diyarbekir, Cizire, İmadiye, Musul (Kerkük te bu vilatyet te bağlıydı o dönemde), Şarezor ve Ardelan dan Bağdat a kadar uzanmaktadır. Evliya Çelebi, Erzurum da ki,Hınıs kalesi ni anlatırken bu kalenin içinde bin iki yüz hane Kürt oturur demektedir. Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde, Kürtçeden ve Kürtçenin lehçelerinden söz eder. Kürtçenin zengin ve kadim bir dil olduğunu; Farsça, İbranice ve Derice den ayrı olduğunu vurgular. Kürt kültürünün en geliştiği şehrin ise Diyar-i Bekir olduğunu yazmış. Seyahatnamesine, Kürtçe bir kaç şiirde eklemiştir.

Taha Haber

 

Not: Bazi katilmadiginiz yerler olsada alinti oldugu için müdahale etmedik

Hûn dikarin van nivîsan jî bixwînin.

NEWALA ÇORÊ (ATATÜRK BARAJININ ALTINDA BIRAKILAN 10 BİN YILLIK NEVALİ ÇORİ )

Newala Çorê, Urfa’nın Hilvan ilçesine bağlı Qenter / Güluşağı mahallesinin kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir