147 YIL SONRA SERHAT’DA BİR EZİDİ DUASI

93 harbi denilen 1877-78 tarihli Osmanlı-Rus savaşı sonrası Ağrı’daki Eleşkirt ve Tutak (Ayntap) Ezdileri yüzyıllardır yaşadıkları Mirze, Xanik, Derik, Sêvik, Bendurya, Miranga, Pirebada gibi onlarca köylerinden çıkartılarak Rus hakimiyetindeki Kars’a sürgün edildiler.
Sürgün edilen Ezidiler çoğunlukla Sipkî aşiretine mensuptular.
Ezidilikten Müslümanlığa geçmiş olan olan Sipki’ler ise yerlerinde kaldılar. Günümüzde Tutak ve Eleşkirt yöresindeki nüfusun çoğu müslümanlaşmış Sipki aşiretinden oluşur.
Tutak ve Eleşkirt’ten Kars’a sürgün edilen Ezidiler burada yaklaşık 40 yıl Rus eğemenliğinde yaşadılar.
I. Dünya savaşı Ezidiler için yeni bir fermanın nedeni oldu…
1917 yılında Rusların I. Dünya savaşından çekilmesi nedeniyle Korumasız kalan Ezidiler; 1918 yılında Karsa giren Osmanlı ordusu ve bazı yerel Kürt milisleri tarafından katliama uğradılar.
Katliamdan kaçarak kurtulabilenler Ermenistan ve Gürcistan’a sığındılar…
1877-78 de Tutak(Ayıntap) ve Eleşkirt yöresinden Kars’a kaçan Ezidiler’den geriye; binbir emekle inşa ettikleri evleri, yakıp yıkılmış tarlaları ve güneşin doğuşuna bakan sahipsiz harap mezarları kaldı…
Onların boşalttığı köylere Kafkasyadan gelen Karapapak ve Terekeme Türkleri yerleştirildi. Diğer bazı köylere de bölgedeki Kürtler el koydu…
Böylelikle; 1753 tarihli bir Fransız haritasında Ezdixane olarak işaretlenen ve Serhat Ezidilerinin en yoğun bulunduğu bu bölgedeki Ezidi nüfusu tamamen yok oldu…
Zamanla bilinçli olarak yörede Êzidî Kürtlerine ait tüm izler silindi, hunharca talan edildi ve yok edildi…
Bu talandan tek kurtulan Tutak (Ayntap) Mirze köyündeki Êzidi mezarlığıdır.
Yıllarca devletin resmi kurumlarınca gülünç bir şekilde “Urartu Mezarlığı” olarak tanıtıldı. Asıl amaç bu tanımlama ile bu toprakların asıl sahiplerinden biri olan Ezidilerin geçmişteki varlıklarını inkar etmekti.
Bundan bir nebzede olsa başarılı oldular. Çünkü bölgede ki Kürtler dahî yıllar içinde bölgenin Ezidi geçmişini unutttular…
Oysaki üzerlerinde güneş sembolleri ile doğu-batı istikametinde güneşe doğru bakan bu mahsun mezarlar Ezidi mezarlarıdır..
Ermeniler, Asuriler, Rumlar gibi Êzidi Kürtlerinin de bu topraklardaki mezarları yok edilerek onlara ait izler silindi…
PİR DİMA’NIN DİLİNDEN QEWLA TERQÎNÊ
Ezidiler mezarlara çok değer verirler. Tüm bayramlarlarda ve kutsal günlerde ilk önce mezarlar ziyaret edilir.
Yılda bir defa ölülere ait “Cemaî” veya “Tavaf” denilen toplu mezar ziyaretleri yapılır. Bu ziyaretlerde mezar başlarında ölülerinin hayrına yemek dağıtılır.
Ayrıca; bu toplu Tavafın dışında aileler, ölmüş aile büyüklerinin ölüm yıl dönümlerinde de bir araya gelirler ve ölmüş kişinin mezarı ziyaret edilir… Onun sevdiği yemekler yapılır ve ona ait hatıralar anlatılır.
Ezidiler; bu mezar ziyaretleri ile Ezîdî büyüklerinin ve atalarının izinden gittiliklerini gösterirler.
Mezar ziyaretlerinde ölülerine Kaviler (Qewla Terqînê) eşliğinde dualar okurlar.
Ne yazık ki; Mirze köyündeki bu Ezîdi mezarlar tam 147 yıldır hiç bir Ezidi tarafından ziyaret edilmemiş ve bir dua okunmamıştı.
Acı olan da buydu. Mezarlarına ve ölülerine bu kadar bağlı olan bir halkın mezarları 147 yıldır ziyaretçisiz ve duasız beklemişti…
Nihayet bu hafta mezarlıkta bir buçuk asır sonra da olsa bir Ezidi kavil ve duası okunabildi.
Köy sahiplerinin misafirperverliği sayesinde bölgeyi ziyarete gelmiş olan Gürcistan Ezidileri Ruhani Meclisi Başkanı Pir Dima ve beraberindekiler ile Ezidi mezarlarını ziyaret ettik…
Pir Dima, Güneşin doğduğu tarafa dönerek duaya susamış bu harap mezarlara Qewla Terqînê eşliğinde dua okudu… Toprağını ve yurdunu kaybetmiş 74 ferman ile yüzyıllardır soykırımlara uğramış bir halkın temsilcisi olarak hissettiği hüzün sesine yansıyordu.
Sanırım dua ederken; Ezidilerinin 800 yıllık kan ve gözyaşı ile dolu tarihini… Şengalden başlayıp Xaltaya, Serhate, Gürcistana, Ermenistana, Rusyaya ve oradanda tüm dünyaya doğru süren 500 yıllık bitmeyen Êzidi göçünü…. Vatansızlıklarını… ve her geçen gün biraz daha yok oluşlarını düşünüyordu…
Onunla beraber Hepimiz hüzünlendik…
Biz müslümanlar da ellerimizi açarak Ezidi Pirinin mezarlıkta yatan yüzlerce isimsiz Êzidîye yaptığı duaya eşlik ettik.
Doğrusu görülmeye değer tarihi ve duygusal bir anı yaşıyorduk. Çünkü bir ilke tanık oluyorduk. Mezarda yatanların çocukları 147 yıl sonra vatanlarını ve atalarının mezarlarını ziyarete gelmişlerdi…
Pir Dima Dua ederken; Katliam ve Sürgünlerle bu topraklardan zorla koparılan ve Kürt halkının kayıp ve yetim çocukları olan Serhat Ezidilerinden günümüze neyin kaldığını düşündüm.
Maalesef, görünen o ki onlardan geriye; Toprak altında kaybolan mezarlar, geçmişin kapanmayan acı hatıraları ve bugün yaptığımız duanın hüznü kalmış…
Engin Yılmaz

Hûn dikarin van nivîsan jî bixwînin.

KÜRTLERİ BÖLMENİN EN SİNSİ YOLU

KAVRAMLARI ÇARPITMAK.. Kürt milletini bölmek isteyenlerin kullandığı en tehlikeli yöntem silah değildir. Kavramları değiştirmektir. Bugün …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir