URUK ŞEHRİ ve HZ. İBRAHİM

Uruk şehri, MÖ 4000 yıllarına dayanan Mezopotamya’da zengin bir medeniyet kuran en eski şehirlerden biri olarak kabul edilir. Ur şehri yaklaşık bin yıl sonra, MÖ 3000 civarında kuruldu. Uruk’un beşinci kralı olarak kabul edilen Kral Gılgamış’ın MÖ 2500 ile 2700 arasında yaşadığı düşünülüyor. Ünlü destanı “Gılgamış Destanı” ise MÖ 2100 yılında yazıldı.
Sümer Yazısı ve Hz. İbrahim’in Doğumu
Sümer yazısı Hz. İbrahim’in doğumundan önce ortaya çıktı, kökeni MÖ 3200 yılına kadar uzanıyor. İbrahim’in MÖ 2000 yıllarında Kildaniler’in Ur şehrinde doğduğuna inanılmaktadır, bu da doğumundan bin yıldan fazla bir süre önce çivi yazısının var olduğunu gösteriyor.
Gılgamış Destanı ve Dini Etkisi
“Gılgamış Destanı” ölümsüzlük mücadelesini yansıtan, dini ve kültürel boyutları barındıran en önemli antik edebi metinlerden biridir. Ancak Sümer kil tabletleri üç kutsal kitapta anlatıldığı gibi Hz. İbrahim’in doğumundan ve misyonundan bahsetmedi.
Hz. İbrahim’in ihmaline dair teoriler
Birçok teori bu belirsizliği açıklamaya çalışıyor, ancak hepsi de mantıktan yoksun.
1. İlk Teori: Kil tabletlerin dini konulardan kaçındığını öne sürüyor. Sümer metinlerinde Enki ve İnanna gibi tanrıları isimlendiren ritüel ve ibadeti ayrıntılı olarak anlattığı gibi bu yanlıştır.
2. İkinci Teori: İbrahim’in yazmadan önce yaşadığını öne sürmektedir. Tevrat’ta Kildaniler’in Ur’unda doğduğunu belirttiği için bu da mantıklı değil.
3. Üçüncü Teori: Kutsal kitaplarda yazılanlarla gerçekte olanlar arasında kültürel bir eşitsizlik olduğunu gösterir. Bununla birlikte, dini düşüncede çok önemli bir dönüşüm gerçekleştiren İbrahim gibi önemli bir figürün ihmal edilmesi, kültürel farklılıklara atfedilemez.
Sonuç
Sümer kil tabletlerinde Hz. İbrahim’e referansların olmaması, tarih ve din arasındaki ilişki hakkında önemli sorulara yol açıyor. Sümer edebiyatı ile birlikte Uruk ve Ur şehirlerinin tarihi, eski medeniyetlerin siyasi ve dini düşüncenin temellerini nasıl attığını ancak Hz. İbrahim gibi önemli figürlere dair tüm önemli detayları tam olarak yakalayamadığını gösteriyor.
Muayyed Juma
Kaynak: https://www.facebook.com/photo/?fbid=10233753634252901&set=gm.3800271000194947&idorvanity=1519103878311682

Hûn dikarin van nivîsan jî bixwînin.

Bediüzzaman’dan Ölçülü Bir Milliyet Perspektifi?

Bu yazıda; Bediüzzaman’ın Münazarat adlı eserinde dile getirdiği “Milliyetimizin ruhu İslâmiyet’tir. Hakiki ve nisbî[1]ve izafîden[2] mürekkebdir. Başka millete benzemiyoruz.”[3] İfadesi …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir